Tebliğ Yapıp Neticeyi Allah’a Havale Etmek

İman, yemek içmek gibi fıtraten var olan bir duygudur. Aç olduğu halde, ailesine kızdığı için inat edip akşam sofraya oturmayan ve bu halini; “Ben aç değilim” diyerek inkarla izah eden çocuğun hali neyse; “Allah’a inanmıyorum” diyen insanın hali de aynıdır.

Dolayısıyla davetçi, muhatabının böyle bir halde olduğuna yüzde yüz inanmalı, rahat ve kendinden emin olmalıdır. Doktor, nasıl hastasının feryad u figanından etkilenmeden onu soğukkanlılıkla tedaviye devam ederse; davetçi de, münkirin inkar çığlıklarına takılıp direncini yitirmemeli, karamsarlığa kapılmamalıdır.

Ayrıca, karşısındakiyle tartıştığını değil; fıtratına dönmesine yardımcı olmakta olduğunu düşünmelidir.

Mavi Dağ Manzarası

Hidayet, Sadece Allah’tandır

Yine unutulmamalıdır ki; hidayet, sadece Allah’tandır. Davetçinin rolu ise, bu takdir olunan hidayete iştirak olabilir. Öyleyse davetçi, kendisine pay biçmemeli, tebliğini yapıp neticeyi Allah’a havale etmelidir.

Dine Hakaret Edildiğinde

Dine hakaret edildiğinde halim selim olmaya riya denir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık