Batılın, Diğer Batıl Anlayışlarla Çoğu Zaman Barışık Olması

Mekke ve çevresinde muharref (tahrif edilmiş) hıristiyanlık, yahudilik ve ateşperestlik gibi birtakım inançlara mevcuttu. Müşrikler, zaten Kabe’nin içini putlarla doldurmuşlardı. Her kabilenin kendine özel yahut ortak tapındıkları putlar vardı.

Tüm Dinlere Hoşgörü Var

Hıristiyanlar, yahudiler, müşrikler ve ateşperestler arasında dini açıdan bir mücadele söz konusu değildi. Mücadelelerinde, daha çok kabile taassubu hakimdi. Bütün bu muharref dinler arasında müşteref noktalar epeyi çoktu. Zaten hıristiyanlar, muharref kitaplarının emrettiği şeylerden istediklerini uyguluyorlar, birçok çirkinliği işlemekten çekinmiyorlardı. Farklı inançlara sahip bu insanlar, birbirlerine hoşgörü ile bakabiliyorlardı.

Karanlık Gökyüzü

İslam’a Neden Hoşgörü Yok

Fakat asıl mesele, bu insanların Resullah’ın davasına karşı neden hoşgörü sahibi olmadıkları noktasında düğümleniyordu. Neden İslam’a hoşgörü ile bakamıyorlardı? Çünkü, Allah Resulü, onları şirkten temizleyecek, inançlarını yepyeni bir kıvama sokacak, yaşayageldikleri çirkin hayatlarını altüst edip güzel bir mecraya yönlendirecek yeni bir mesaj, yeni bir nizan getirmişti.

İslam öncesi Arabistan’da, bir din diğer bir dinin batıl anlayışını da kabul etmişti. Böylece putperestlik ve hıristiyanlık kolaylıkla birarada yaşayabiliyordu. Bu da bize; batılın, diğer bir batıl anlayışla çoğu zaman barışık olabileceğini ve fakat hiçbir zaman hak ile beraber ve barışık olamayacağını göstermesi açısından manidardır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık