Bedir Savaşı Kısaca

Müslümanlar Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra da müşriklerin baskıları devam etti. Mekkeli müşrikler, Mekke’de kalan zayıf müslümanlara eziyet etmelerinin yanında Mekke’yi terketmelerine de izin vermiyorlardı. Ayrıca Mekkeli müşrikler, Medine’yi de ciddi bir ekonomik kuşatma altında tutuyorlardı.

Müşrikler, Medine’ye yiyecek taşınmasını yasakladılar ve ticaret kervanlarını engellemeye başladılar. Bu ekonomik baskı uzun süre devam etti. Öyle ki Medine halkı yiyecek temin edebilmek için Kızıldeniz kıyılarına kadar gitmek zorunda kalıyorlardı.

Bedir Savaşı

Ebu Cehil, Hz. Muhammed’e hakaret içeren bir mektup göndermiş ve Hz. Muhammed’i tehdit etmişti. Bu noktada şu ayeti kerime nazil oldu:

Kendilerine savaş açılan kimselere (savaşmaları için) izin verildi. Çünkü onlar zulme uğradılar. Şüphesiz Allah onlara yardım etmeye kadirdir.

Bedir Savaşı, Hicret’in 2. yılında meydana geldi. O yıl Kureyş ticaret kervanı Ebu Süfyan başkanlığında Şam’dan Mekke’ye dönmekteydi. Kervanın güzergahı Medine’den geçiyordu. Hz. Peygamber bunu haber alınca Hicret’in ikinci yılı Ramazan ayında Muhacir (Mekke’den Medine’ye göç eden müslümanlar) ve Ensar’dan (Mekkeli müslümanlara yardım eden Medineli halk) oluşan 313 kişiyle beraber, kervanın mallarına el koymak için Medine’den çıktı ve Bedir kuyularına yöneldi.

Bedir Savaşı’nın Amacı

İslam Peygamberi’nin maksadı, İslam’ı korumak, eziyet ve zulüm gören müslümanların haklarını savunmak ve müslümanların mallarına haksız yere el koyan müşrikleri cezalandırmaktı.

Müşrik Ordusu Medine’ye Gidiyor

Kervanın başı olan Ebu Süfyan, durumdan haberdar olur olmaz Mekke’deki Kureyş büyüklerine haber yolladı ve durumu rapor etti. Bunun üzerine Mekke’den 950 veya 1000 kişilik bir ordu Medine’ye hareket etti.

Diğer taraftan Ebu Süfyan, Kızıldeniz kıyısından bir yol seçerek kervanı tehlike bölgesinden uzaklaştırmıştı. Kervanın kurtulduğunu haber alan Mekke ordusu geri dönmedi ve her ne olursa olsun İslam’ı ortadan kaldırmak için yoluna devam etti. Müşrik ordusu güçlü silahlara ve tecrübeli savaşçılara sahipti. Müşrikler, Ramazan ayının 17. günü tepelerin ardından Bedir’e doğru inişe geçtiler. Müslümanlar Bedir’in kuzeyinde mevzilenmiş kervanı bekliyorlardı ki, Kureyş savaşçılarının Bedir’e yöneldiği haberini aldılar. Cenab-ı Hak Enfal Suresi’nin 42. ayetinde bu durumu şöyle ifade etmektedir:

Siz vadinin yakın bir yerindeydiniz onlar ise uzak bir kıyısında… (Enfal: 42)

Hz. Peygamber, Akabe’de Ensar ile biatleşirken, Medine’ye bir saldırı olduğu takdirde Hz. Peygamber’i korumaları hususunda anlaşmıştı. Bu anlaşmada Ensar’ın Medine dışındaki savaşçılara katılması gibi bir şart yoktu. Allah Resulü, Ensar ve Muhacir’den bazı kimselerin olduğu bir şura meydana getirdi.

Ebubekir ve Ömer Savaştan Çekindiler

Şurada ilk Hz. Ebu Bekir söz aldı ve şöyle dedi:

Bu orduyu Kureyş’in büyükleri techiz ettiler. Kureyş hiçbir zaman iman etmemiş ve asla zelil olmamıştır. Biz ise Medine’den kamil bir donanım ile ayrılmadık. Bu yüzden bizim için en hayırlı olan geldiğimiz yoldan geri dönmemizdir.

Hz. Ömer de söz alarak Ebu Bekir’i tasdik etti. O esnada söz alan Mikdat şöyle dedi:

Allah şahittir ki biz Ben-i İsrail gibi değiliz ki kalkıp da “Ey Musa! Sen ve Allah’ınla birlikte gidip savaş. Biz burada oturacağız” diyelim. Biz bunun tam aksine şöyle söylüyoruz: Sen Allah’ın inayetlerinin gölgesinde cihat et. Biz de senin yanında savaşacağız.

Mikdat ayağa kalkıp konuşmaya başlayacağı sırada (Ebu Bekir ve Ömer’in konuşmasından dolayı) Hz. Peygamber’in yüzü hiddet ve öfke doluydu. Fakat Mikdat konuşmasını bitirince Hz. Peygamber’in yüzü açıldı.

Sa’d b. Muaz da söz alarak şöyle dedi: “Siz bu denize (Kızıldeniz) adım attığınız an biz de sizin arkanızdan adım atacağız. Hayırlı gördüğünüz her şeye bizi sevk edin.”

Hz. Peygamber’in mutluluğu yüzünden belli olmuştu. “Ben Kureyş’in ölülerini görüyorum” buyurdu ve İslam ordusu hareket etti.

Öne Çıkan 3 Kişi ve Düello

Henüz savaş başlamadan Kureyş savaşçılarından 3 kişi savaş ortasına gelip kendilerinden denk savaşçılar istediler. (Devamı)

Savaş Başladı

Daha sonra şiddetli bir savaş başladı. Müşriklerden 70 kişi esir alındı, bazı rivayetlere göre 72 kişi de öldürüldü. Kaynaklar, bunların büyük bir kısmını Hz. Ali’nin öldürdüğünü yazar. En az 24 kişiyi öldürmüş, 18 kişinin de öldürülmesine yardımcı olmuştur. Hz. Ali’nin öldürdüğü kişiler Kureyş’in büyükleriydi.

Şavaşın Kahramanı Hz. Ali

Bedir Savaşı’nda İslam ordusunun, kendisinden kat kat güçlü düşman ordusuna karşı elde ettiği büyük zaferde Hz. Ali’nin rolü çok büyüktür. (Devamı)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık