Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın Nikahı

Peygamber Efendimiz, Hz. Ali’ye şöyle söyledi:

Düğünde velime verilmelidir. Ben ümmetimin düğünlerde velime vermesini severim.

Hz. Muhammmed, Bilal’den bir tane koyun getirmesini ve Hz. Ali’den de biraz yağ, hurma ve kurut almasını istedi.

Misafirler çok ancak yemek azdı. Resulüllah misafirlerin onar onar girip yemek yemelerini söyledi. Hz. Hamza, Hz. Abbas, Hz. Ali ve kardeşi Akil de misafirleri ağırlıyorlardı. Yemek yiyen misafirler dışarı çıkıyor ve yemeyenler içeri giriyordu. Herkes karnını doyurdu. Daha sonra Hz. Muhammed artan yemeklerin sahabenin yoksullara verilmesini ve bir kap yemeği de Hz. Fatıma ve Hz. Ali için ayırılmasını istedi.

Resulüllah düğün gecesi, için su dolu bir kap aldı. Hz. Fatıma’nın ve Hz. Ali’nin başına ve bedenine serpti ve şöyle dua etti:

Allah’ım, bu evlenmeyi mübarek eyle. Ve onlardan tertemiz bir nesil vücuda getir.

Hz. Fatıma ve Hz. Ali’nin nikah akdi Ramazan ayında okundu ve Zilhicce’nin birinde veya altısında evlenme merasimi düzenlendi.

Resulüllah düğünden dört gün sonra Hz. Fatıma’nın evine gitti. Ve eşini nasıl bulduğunu sordu. Hz. Fatıma şöyle cevap verdi:

Allah, insanların en hayırlısını bana nasip etmiştir. Ancak Kureyş kadınları görüşmeye geldiklerinde, tebrik edeceklerine kalbime bir ukde bırakıp şöyle dediler: Baban seni fakir ve yoksul biriyle evlendirdi. Halbuki servetli ve şahsiyetli kişiler seni istiyorlardı.

Resulüllah şöyle buyurdu:

Baban ve eşin fakir değildirler. And olsun Allah’a ki, yerin hazinelerini bana sundular. Ama ben ahiret nimetlerini, dünyanın mal ve servetine tercih ettim. Ben, herkesten önce İslam’ı kabul eden, ilim, hilm ve akıl açısından bütün insanlardan üstün olan bir kimseyi sana eş seçtim. Allaü Teala bütün insanlar arasından beni ve eşini seçti. İyi bir eşin vardır. Kadrini bil ve emrinden çıkma.

Daha sonra Hz. Ali’yi çağırıp şöyle buyurdu:

Eşinle iyi geçin ve o’na karşı şefkatli davran. Bil ki, Fatıma bedenimin bir parçasıdır. Kim o’na eziyet ederse, bana eziyet etmiş olur. Ve kim o’nu sevindirirse beni sevindirmiştir. Sizi Allah’a emanet ediyorum.

Hz. Fatıma’nın mihriyesi beş yüz dirhemdi. Her dirhem bir miskal gümüş değerindeydi. Çeyizi, Medine’nin tanık olduğu en sade çeyizdi.

Rivayete göre bazı kişiler Hz. Fatıma’nın evliliğiyle ilgili Hz. Peygamber’i eleştirmişlerdir. Resulüllah ise şöyle buyurmuştur:

Eğer Allah, Ali bin Ebu Talib’i (Hz. Ali) yaratmasaydı, Hz. Fatıma’ya denk biri bulunamazdı.

Diğer bir rivayette de Allah Resulü’nün, Hz. Ali’ye hitaben şöyle dediği belirtilmektedir:

Eğer sen olmasaydın, şu yeryüzünde o’na denk biri bulunmazdı.

Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın Nikahı Konusuna Ait Etiketler

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık